Varsak Düden Şelalesi; gürleyen sesiyle varoluşunu sonsuzluğa taşırken, nice insan o gür sesli çağlayanın izinde, hayal peşinde, günlüğüne yeni bir not düşebilmek adına, kendi mücadelesini verir durur. Ruhsal zenginliğin verdiği anlam ve coşku içerisinde; yalnızlığını fırsat bilen ve yalnızlığının sesini bastırmak isteyen, sevda yüklü genç kalmasını bilenler; soluğu Şelale de alırlar. Düden Şelalesi; fırsatçı yalnızlıklara her zaman için kucak açmıştır ve yalnızlıkların acısını "su sesi" ile unutmak isteyenler; bugün ve sonsuza kadar; gürleyen sesin ümit veren yolcuğundadır.
Okulumuz gezi kulübü tarafından Pazar günü Olimpos'a okul gezisi düzenlendi. Öğrenci ve Öğretmenlerden oluşan 110 kişiyle Yanartaş'a giden grup, yörenin tarihi ve turistik yerlerini gezme fırsatı buldu. Öğrenciler gezi süresince neşelerinden hiç bir şey kaybetmediler fakat biraz olsun eksilen enerjileriniUlupınar'da yediğimiz yemekle geri getirmeye çalıştılar. Daha sonra çıktığımız teleferik gezisi muhteşemdi. Sabah 08.00'de neşeli başlayan gezi aynı şekilde akşam 20.00'da sona erdi.
Dağlar deyip başlayalım. Yüce dağlar, koca dağlar, boy atıp bel veren dağlar. Güneyin dantel kıyılarında yekinip, Hakkâri'nin ayakucundan deli-dolu akıp giden Zap'a kadar varan, dert alıp, derman veren Toroslar... Baharın ekinler çabuk göverir Toroslar'da. Haziran dedi mi kıyı kesiminin insanı öbek öbek Toros yaylalarını tutar ve Toros yaylalarının yörükleri yeni yeni otlaklar, yeni yeni su başları arar durur.Bitip tükenmeyen yol, ardı - arkası gelmeyen göç; bıkmadan ve yorgunluğunu duymadan...
Nisan'ı sevmeyen var mıdır? Kış boyu içimizde saklanan ‘yeniden doğuş' müjdesinin güneşle buluştuğu Nisan'ı? Yağmurun bir başka güzelliğe büründüğü, her damlasında menekşeler, gelincikler için hayat öpücüğü taşıyan Nisan yağmurlarını sevmeyen var mıdır?